20 Mayıs 2014 Salı

Kendini Fotolayanların Patolojisi

Bu durumdan daha önce bahsetmiş olmalıyım bilenler okumasın bi daha. Modern yaşamın "Agora"sı der bi veledim facebuğa, he oradan işte habire akıyor borsa durumu gibi fotolar, röntgenci ruhumuza gıda niyetine.

   Çok kalabalıklara girer çıkar oldum son yıllarda, gözlem gücüm kulaklarımın eksikliğinden çok gelişmiştir. Müthiş bir hızla gözler, birleştirir, dudak okur, beden dili anlarım. Ama bu kendini fotolayanları anlayamıyorum. 
Valla bak art niyetsizce onlar anlatsınlar sabahlara kadar büyük bir merak ve zevkle dinler bilgilendirme için de minnettar olurum.

   Herhangi bir tura gitmiş arkadaş, paso kendini çekmiş, iyide lan orası neresi o bile belli değil. Ne çıktın dağa tepeye otur evinde mis gibi kanapende ohhh çek kendini yorulma masrafa girme.

    Bir de bunlar yurt dışına gitmişleri var evlerden ırak, arkadaki şehre dair tek done yok, ve hep çok eğlendik suratlı tipler. Bazen kabus görürüm, Kutsal İtalya'ma böyle birileri ve bir de ilave teyze ruhlu biriyle gitmişim, durmadan zorla fotoluyo beni elleeeeh diye uyanıyom :)  

  Bir de paso börtü böcek çalı çırpı dağ tepe çekenler var emeğine günah arkadaşım, sen onları kendine albümler yap otur ara sıra yadet "ne güzel di lan o börtü, aha şu kaya ne enfesti" de ama ben bilmesem mutsuz olmam inan ki .

   Yediğini içtiğini fotolayanları daha önce yazmıştım, yediklerinin çıkış kapısını yayınlarsa diye tırsmış haldeyim zaten. 

   Sülalesini yayınlayanlar, sende yaz güzelim üzerine paylaşımının, "anaanemm dedoşuumm amucamm" falan diye "kim lan bunlar" dedirtme. He ben zaten paso ananızın yaşına bakıp dananızın yaşına bakıp, giden anam hiç tanıyamadığım ananem dedemle kıyaslayıp "yuh hala mı yaşıyo lan bunlarınkiler" diyom. Bu engel olamadığım bir mekanizma içimde, sevdiklerin gidince kuruluyor izin almadan şak diye ruhuna.

   Diyeceksin ki "senin beğendiğin fotolama nassı bişi". Gezdiği yerleri sana kadrajına sığdırıp, oradan duyguyu da aktarıp, naif bi kaç kareye de kendini sokanın hastasıyım. O konuda hayranı olduğum bi kaç kişi var.

   "Eeee sultanım sende bakma yaaaa" deme bana, facede gazete gibi okumadığın haberin de başlığına gözün kayıyo istemeden. Yoksa röntgenciliğin pezosu face her daim pazarlama kıyaklarıyla dürtüyo olsa da frenim var henüz. Kimsenin sayfasına girip bakmam, ne akarsa o anda onu görüyom, "vallaaa anaa neden inanmıyon lan yalan sölemem ben" :)

  Şimdi bu yazıyı okuyup, delikanlı gibi "ben bunlardanım ruhumun haritasına da vakıfım gel annatcem" diyeni dinlemeye hazırım...

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Hıdırellez Bahane İllede Veletlerim Şahane

   Bu gün Hıdırellez neşe, umut, keyif, dilek, şamata zamanı. Bakıyorum yaşdaşlarımdan çıt yok, hepsi hareketsiz hep bir dürtme hadi hadi demen gereken ağır vasıta kamyon gibiler. Kamyon çalışsa bile çekme halatı, takoz, ilk yardım çantan her daim hazır be nazır olacak. Seni yorup duracaklar mız mız mız diye.

   Ve bu ağır vasıtalar "illede veletlerim" lafıma gıcık oluyorlar. Hatta hızını alamayıp beni facelerinden silenler çıktı, çok sevindim aman uzaklaşsınlar sessizcene benden :)

   Bak bu akşam üstü bir veledim beni film galasına götürüyor, başka bir veledim kordonda roman müzikleriyle göbekler attıracak. Bir diğeri yarın koyacak arabasına dağ tepe sarma dolma kahkaha neşe dolaştıracak. Bunların hepsi benim çocuğum yaşındalar, gencecikler sevgi dolular.
Siz yaşdaşlarım anca küsün, trip atın, kıçınızı dönün, uzmanlık alanlarınıza bakın yav, ananızı sevdiklerim :) 

   Celal Bayar Üniv. hastanesinde asansördeyiz 4 tane doktor adayı genç iki yaşlı bi ben (orta yaşlıyım ayol ben ) bi kadın bindi "ayyy ben basamam habire elektrik çarpıyo beniiii" dedi. "kaça çıkcanız ben basam" dedim bastım ve açıkladım. "Bu hastaneden kaynaklı herkese oluyo herkes birbirine deyse bile çarpılıyo normal bişi" dedim. 

   Yaşlılardan biri uzman edasıyla kadına söver gibi ve  bağırarak bişiler söledi, kendince açıklama yapıyor "lan sanki asansör değil aya füze gönderiyoz alt tarafı bir düğmeye basıcan piçus" da dedim içimden (iyiki düşüncelerimiz alt yazılı değil yav). Saçmalama der gibi de bana değdi ucundan lafı. "söyleminiz doğru bile olsa uslubunuz ne kadar döver gibi" dedim. Gençlerden biri de o ara nazikçe bir açıklama yaptı. Döndüm onlara "hayranım siz gençlere, olamadık sizler gibi" dedim. Adam "bu yüzden çocuklarımla da dalaşıyoz" dedi bi de.
"Normaldir, ben gençlerle kapışmam onları severim ve hayranım" dedim.

   Gençler çıkarken bir ağızdan "biz de sizin gibilere hayranız az da olsanız" dediler ve çıktılar. "hehehe yine zekayla kodular laflarını" dedim. Adam mosmor bi daha sesi çıkmadı.

 Ya ya yaşdaşlarım böle böle işte "geldi bahar ayları gevşer gönül yayları" diye de çirkinleşeceğim sizlere :) Gevşeyin biraz, sokağa çıkın birilerine hadi deyin, daha az beklentili olun, daha çok sevin. Evren sizi o kadar çok ödüllendiriyor ki hayatınızı değiştiriyor güzele doğru. Neyse ben gidip süsleneyim izban en arka vagonda kıkırdaşıcaz şahane veledimle film galasına giderkene :)) 

   Hıdırellez bu gün, dilek dileyin, daha gevşek ruh için üç beş de göbek atın dilek gerçekleşmesini hızlandırıyomuş. Üç şarkı durmadan göbek ise direk üç günde şırakkadak olduruyomuş dilekleri :))
Benim dileğim ise, ruhum yaşlanmasın, sağlıkla veletlerimle bedenim yaşlansın :) Şerif kıskanır şimdi "olm sende varsın bizlerle ya" :P