21 Ekim 2014 Salı

Sadece Sen Olduğun İçin Sevsinler

Dün kendi ruhumda bir çıkıntı yakaladım üzerinde uzunca bir süre düşündüm. Kimbilir ilk kez kim kırdı içimdeki camdan kalbi ki artık dikiş tutmaz olmuş o yaram (yara olduğunu yeni farkettim daha). Zamanla yamarım o patlak lastiği mi.

   Ne zaman bir sevdiğim beni arasa, ya da konuşsak, bir araya gelsek kendim için sanıp uçarım mutlu olurum. Sonra bir bakarım ki uzun bir giriş taksimiymiş o durumlar, bir isteği için, bir sorunu için, ya da sadece çöpünü dökmek içinmiş seninle oluşu. Kadınlar daha ustalar bu konuda her seferin de yutmuşumdur.

   Akşam eşimin kuzeni aradı rahatsızlığımı sordu "sona da ben aslında kombi alıcaz onu danışcaktım" dedi. İçimde kırılan dalı fark ettiğimde direk daldım dalın ardından ruhuma.

   Çıkardığım şaşırttı beni, bana böyle davrananları nasıl kategorize ettiğimi gördüm. Onları duygusuz bulup, yok edilmeliler deyip, nasıl itina ile seri katil sessizliğiyle hayatımdan öldürüp attığımı gördüm. Anlatmaya çalıştığım ( sadece sevdiklerime anlatırım) anlamıyorlarsa benzin döküp her anısını nasıl yaktıp delete tuşuna bastığımı gördüm.

   Neden böyle yapıyorum acaba? İçimdeki sevmeye doyurulmamış çocukta mı sorun, yoksa sevgisiz çıkar üzerine yaşanan günümüz de mi sorun? Onu bulmak için bir profesyonel dost çıkar umarım. 

   Sevdiğini ifade edemeyen bir ailede büyüdüm babam, abilerim, annem, eşim, kızlarım beni hiç güzel sözcüklerle sevmediler, ağız dolusu söylenmiş bana dair bir cümle duymadım. Ha sözcüklerin dışında kazı yapar gibi araştırıp bulduklarınla yetinirsen çokk iyiler çok. Sanırım buralardan geliyor bozukluğum, onları atamayınca geri kalanı talan ediyorum. Bana tutunanı direk parçalayıp atıyorum. 

    Attıklarım genelde bana değil daha çok başkalarına olumsuz davranmış kişiler oluyor. Naif insanlara haksızlık edenleri çöpe atıyorum. 

   Ama hiç vazgeçmedikleri mi de gördüm, onlar ruhu güzel çıkarsız seven ve beni incittiklerinin farkında olmayanlar. Uzağıma atarım onları, ama hayatımdan sonsuza dek çıkmazlar bir yanda nadasa yatarlar, sevgimi esirgerim saygımda dururlar. 

   Sadece ben olduğum için, barındırdığım ruh için sevilmek istiyorum (yüksek sesle söyledim). Ve bunu sözcüklerle duymak istiyorum. İyi günüm de kötü günümde iki güzel sözle sevildiğimi hissetmek istiyorum "yok öyle insan mı diyorsunuz" yüreğim de çöplük değil. Kitaplar, filmler,spor,tanımadığım insanlarla ayak üstü anlık muhabbetler yeterli yaşamam için, gerisi bi s..... olsun kendi boktan hayatlarına...

4 yorum:

Nur Ruya Kara dedi ki...

Ben seni çok seviyorum Semra teyzecim. Bak hem de hiç çıkarım yok bu işten :) Sadece senin güzel yuvanda sağlıklı ve mutlu olduğunu bilmek beni de mutlu ediyor :) bisikletli maceraların ve veledlerinle atışmaların da bonus :)

Semra Çetindağ dedi ki...

Gözlerimi doldurdun, doğup büyümene şahit olmaktan mutluyum ben de seni seviyorum kuzum Rüyam :)

Nur Ruya Kara dedi ki...

Seni düşününce aklıma Manisa'daki eviniz geliyor ve orda geçirdiğim eğlenceli vakitler. Mutfakta birlikte yaptığımız sohbetler, senin verdiğin az ama öz nasihatler... Sıla'yla aramız bozulduğunda bile bana sırtını dönmeyip benimle yine de arkadaşlık etmen... Yıllar sonra yazılarını okurken de aklimda hep ince uzun, fit, hayatını istediği gibi yaşayıp kendini ifade edebilen, gülümseyen, güçlü bir kadın canlanıyor zihnimde. Yani aklıma hep güzel şeyler geliyor Semra teyzecim:) Eminim benim gibi düşünen birçok sevenin vardır.

Semra Çetindağ dedi ki...

Sadece kızımın arkadaşı değil arkadaşımın canısın ve benim de arkadaşımsın öptüm güzel düşüncelerini taşıyan aklından, ne güzel kaydetmişsin beni mutlu oldum :)