30 Nisan 2013 Salı

Kategorizeci Tipler

   Beni tanıyanlar bilirler, kadın olduğumu unutmayarak, (keşke onu da unuta bilsem, bu ülkede imkansız bu, yaşlanınca kurtulucam sanmıştım, öyle değilmiş anladım artık) hızlı ilişki kurarım. İsim hafızam vardır acık, bu da işi kolaylaştırır. Çok severim yeni insan tanımayı, yeni film, yeni kitap gibidirler benim için.

   Sonra bakarım kafaya uygun mu diye, uygun olan kopmaz zaten, sen aramasan da, o seni arar sorar, sızar yaşadığın anlara usulca. Uygun olmayan bencilleri, kara ruhluları, ölüm ve ölü severleri, iflah olmaz olumsuz düşünce üretenleri, ya sessizce olmadı yüksek sesle "yürü git hayatımdan" derim. Çok kez Şerif şaşar hala bana, onun tarzı değildir tüm bunlar.

   Spor salonunda da  sürdü bu normal olarak. Aldım bazılarını çay içmek için balıkçı barınağına gittik . Daha giderken demiş "ay ben hiç bilmiyorum buraları sosyete mekanlara takıldığımdan" lan iyi ki ben yoktum dediğin de,  yoksa son yıllarımın, en azılı oymasını yapmıştım .

  Az sona bi muhabbet anlattı, direk ispiyon karalama kışkırtma var olay da, donduk kaldık. Bastım fırçayı "bu nasıl bir dünya görüşüdür yav "diye, ama umurun da değil. Üçüncü bombasını patlattı "sen de balıkçılarla falan samimi olmuşsun buraya sık geliyorsun heralde " dedi. 
   Laynnn iki balıkçıya selam verdim, servis eden arkadaşla da şakalaştık, hepsi bu,  sanki masa masa gezip konsomasyona çıktım haaaa. "He sık gelirim mekan benden sorulur" dedim.   

   Direk mendil salladım o arkadaşa hayatımdan, gittiği yerde mutlu olsun, ben den uzak olsun.

   Başka biri de, varoş yaşayanı cahil, kaba, sorunlu aileler, sorunlu çocuklar, diye bahsetti yaşamın da zorunlu bulunanlardan. Düşündüm, ben de öyle bir ortam da büyüdüm, kaba değildi yalnız kimse bizim mahalle de. Şehrin ortasın da, yer evlerinin olduğu bir sokakta büyüdüm ben. Herkes aynı şeye sahipti, aramız da büyük uçurumlar yoktu . Üniversite mezunu bi kişi vardı, Hatçablanın kardeşi Hasan abi bi o. Sona okudu gençler hep. Bizi de öyle algılayanlar olmuşmuydu ki, hiç hissetmedim ömrümce . 

   Onları kategorize etmemelisin, yaşamlarında bir farkındalık oluşturabilecek gücün varsa, onu kullanmalısın. Öğretmenler, en çok onlar bir çocuğun hayatını değiştirir. Ben bu gün olduğum akla onların önderliğin de geldim, hepsine yaşadığım sürece minnettar olacağım.

   Bisikletin en güzel yanı budur, aylarca bi dünya etkinlikte birlikte olduğumuz arkadaşlarımızın, kariyerlerini, mesleklerini, maddi durumlarını, dinini, bilmeyiz sormayız da . Zengin olan da ucubik paralar ödediği bisikleri gözümüze sokmaz, almaz bile, (var mı lan aranız da, benim bisiklet şu kadar diyen? Duyarsam şerrimden korkun :) )

   Ben zaten oldum olası soru sorarak beni tanımaya çalışana gıcık olmuşumdur, ev teyzeleri yapar bunu en çok. Tanışırsın ilk sorusu çalışıyon mu? Nerede? Evin var mı? Emeklimisin? Maaş ne kadar alıyon?  Üç soru sona deliriyom, kibarca ama bok gibi bi sesle " ne çok soru sordun yahu sen, koca bulcaksan evliyim ben" diyip kadını şoka sokuyom bi daha sormuyo artık bişi :))

   Benim kuşağıma işaret parmağımı sallıyarak söylüyorum. Hayatın hırpaladığı, sistemin her gün düzdüğü gençlere çok soru sormayın. Bizim zamanımız da diye başlayan cümleler kuran insanları ben sevmiyorum düşün, onlar nefret ederler.Malınızı, bileziklerinizi şıngırdatarak anlatmayın, evde bi boka yaramayan kocanızı, matah birimiş gibi bize övmeyin. Sizin gelin, sizin damat bizi ilgilendirmiyor. Bitirilen okullarla adam olunmuyor. Siz bunları yaptıkça, ben de size laf kakalama doktoraları yapmaya devam edicem.

   Benim veletlerime söylüyorum 
 bunları yapan insanlara, ben dahil (yaparsam yani) çemkirin, "orada durrr" deyin, size öğüt verene "ben de öğüt çok, du bak bi tane size de verem" deyin. Olmadı "bizim bi Semra Abla var" deyin benim ağzımdan repliklerle, sıçın sıvayın :)))

  Hepinize birden söylüyorum, insanları kategorize etmeyin, sevdiklerinizi yanınıza alın, sevmediklerinizi hayatınızdan uzağa atın, ama YARGILAMAYIN ...

   

4 yorum:

fuly@ dedi ki...

semra ablam süpersin ya :)) nerdeyse güne seni okumadan başlamıcam o derece takipçin oldum ...

Semra Çetindağ dedi ki...

Fulyaaaa şımarırımmm bak sonaa :) Tşkler, osur osur ipe diz diyorum ben yazılarıma, eğleniyoz işte ya :)

Semra Çetindağ dedi ki...

Ragip Ozserim Samimi söylüyorum,yazılarınızı okurken sanki bir roman okur gibi oluyorum,ne dediğinizi rahatlıkla anlıyorum,abartmıyorum,gerçekten böyle hissediyorum...

Semra Çetindağ dedi ki...

Bisikletin ağır abisi Ragıp bey çok tşkler güzelim yorumlarınız için. Faceden aktardım yorumunuzu buraya ...